Bu arada film 2,5 saat. Nitekim uzun bir film olduğu için yazmam gerektiğini düşündüm.
Eleanor (Jodie Foster) çocukluğundan beri, milyarlarca gezegen arasında sadece dünyada yaşam olamayacağına, mutlaka diğerlerinde de olması gerektiğine inanan bir bilim insanıdır.
Bu yüzden de dünya dışı yaşam çalışmalarına kafayı takmıştır. Nereden destek alsa, yaptıklarının gerçekçiliği olmadığı gerekçesiyle desteği sürekli kesilir ve o da yeni bir sponsor aramaya başlar. Yaptığı şey, uzayı dinleyip normalin dışında bir ses tespit etmektir. Tabi ben böyle yazınca çok basit bir şeymiş gibi göründü. Ama çok ciddi ekipmanlarla çok ciddi bir şekilde çalışmaktadır. Her ne kadar gittiği yerlerdeki takım arkadaşları işi çoktan boşlasa da o bir şeyler keşfedeceği konusunda kendinden emindir.
İlk yarım saat gayet durağan giderken, sonrasındaysa bir sinyal yakalıyorlar ve film müthiş bir şekilde ivmelenerek biz bilim kurgu meraklılarını heyecanlandırmaya başlıyor. Bu arada 'bilim kurgu nedir ne değildir' hakkında da bir yazı yazmak istiyorum. Çoğu insana göre uçuk konuları işleyen bilim kurgu hikayeleri, ilgili olmayanlar tarafından tam olarak anlaşılamamıştır. Bu karışıklığı ve sorunu çözmeyi de kendime görev bilirim, dedikten sonra filme kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Bu keşfin dünyaya duyurulması üzerine tabi ki ne olsa şaşırırsınız; önce, devlet projeyi sahipleniyor ve Eleanor'u bir kenara ittirmeye çalışıyor, diğer taraftansa halk, bu keşif sonrasında galeyana geliyor. Dindarlar dine bağlı kalıp bu şeytan işleriyle uğraşılmasının yanlış olduğunu savunurken, diğer uç gruplarsa keşfin yapıldığı yere akın edip orayı adeta hippi kampına çeviriyorlar. İnsanların böyle bir durumda ne yapacaklarını bilmemesi ve kaosa yönelmesi durumu, Arrival'da da işlenmişti. Şu an aklıma gelmeyen başka film, dizi veya romanda da işlenmiş olabilir. Gerçi burada mağazaların yağmalandığı ve insanların birbirini öldürdüğü bir kaos durumu yaşanmıyor ancak insanlar çaresizce, ne yapacaklarını bilmeden anlamsız protestolar düzenliyorlar...
Sonunda, gelen mesaj çözülüyor ve bunun bir uzay aracı taslağı olduğu anlaşılıyor. Aracı yapıp gitme konusunda hemfikirler. Ancak ekip kimlerden oluşacak? Bu ekibi seçmek için filozoflar, bilim insanları ve din adamları bir araya geliyor.
Eleanor, bu konuşmada gayet olumlu giderken, "Tanrıya inanıyor musunuz?" sorusu yöneltiliyor kendisine. Bunun üzerine Eleanor, bir bilim insanı olduğunu ve kanıtlara inandığını söylüyor. Sonrasında ise ne olduğu tahmin edersiniz herhalde. İnsanlar bu durumu olumsuz bir şekilde karşılıyor ve filmin başından beri Eleanor'un başarılarını kendi üzerine alan adam (kurulun yöneticisi gibi bir şeydi sanırım.) kameralara oynayarak görevi kapıyor.
Ancak bir din militanının mekiğe sızarak onu havaya uçurması üzerine, en başından beri Eleanor'u izleyen ve destekleyen gizli kişi, bu projenin Rusya'da da yapıldığını ve Rusların bir Amerikalı aradığını söyleyerek onu buradaki gemiye davet ediyor. Tek kişilik bir yolculuk bu.
Sonrası ise içimizin yağlarını eriten bir olay. Solucan deliklerinden geçerek *Vega'ya ulaşmayı başarıyor Eleanor. Burada, çok sevdiği bir kişinin formunda görüyor karşısındaki uzaylıyı. Kısa bir konuşmanın üzerine Eleanor'u geri gönderiyorlar. Dünyadakiler geminin sadece düştüğünü görürken, Eleanor gitmiş ve ardından da dönmüştür. Ancak kimse Eleanor'un söylediklerine inanmaz. Bunun üzerine Eleanor yargılanır ancak suçsuz bulunur. Sonrasındaysa, kameranın 1 saniyede 18 saatlik bir kayıt yaptığı ortaya çıkar ancak bu bilgi Eleanor dahil kimseyle patlaşılmaz.
Eleanor bu tüm bu yaşadıklarından sonra hayatına devam eder.
Efsane bir film izlediğimizi onaylıyorum merkez!
*Vega (Yıldız); Vega, Lir Takımyıldızı'nda yer alan en parlak yıldızdır. Güneş’e 25,3 ışık yılı uzaklıkta olduğundan Güneş’e nispeten yakın bir yıldız sayılır.
Ayrıca filmde de sinyalin geldiği yıldız olarak geçer.










Okur notları
Yorumlar
İlk notu sen bırakabilirsin.